Archive for the ‘Kitaplaşmamış Yazılarım/ 'Siyaset-Felsefe'’ Category

Bu yazı, Varlık dergisinin Mayıs 2018 sayısında yayımlanmıştır.               Bu yazıda, kamusal’ı, sözün ötekine -tüm şahsiliği ile- özgürce açılıp salındığı, eşitlik ve barış talebi ile örülü bir alan olarak tahayyül ve tasavvur eden, anılan alana ‘Kur’an’dan hareketle yolunu çıkarmaya özenen mütedeyyin bir yazarın yolculuğundan bahsetmek; ve dolayısıyla, -‘uhrevi’ olandan ‘dünyevi’ olana […]


  Bu yazı, Nisan 2018’de Birikim dergisinde yayımlanmıştır.            Özgürlük, eşitlik değerleri ile birlikte ‘insan’ı (öncelikle ‘kendi olma’ kaygısıyla) merkezine alması beklenen ‘sol’ adına -hem evrensel, hem de mahalli ölçekte- önemli ve tayin edici olduğuna inandığım için sorgulamak istiyorum: ‘En genel anlamında sol’, neden, kendi içinde ‘düşman’lar bulmaya yatkındır? Ne olmaktadır da, en […]


Bu yazı, 22 Şubat 2018’de Gazete Duvar‘da yayımlanmıştır.          Marc Nichanian, 2009 yılının Şubat ile Haziran ayları arasında İstanbul’da verdiği konferansların Türkçe çevirisinde (1), ‘Okuyucunun Dikkatine’ diye seslenirken şu sorunun altını çizer: “Hakikati olmayan bir suçu affetme imkânı var mıdır?” Kitap boyunca ortaya atılan en çarpıcı soru budur. Zira, ‘Soykırım’ meselesine bakışta […]


  Bu yazı, 7 Şubat 2018’de, Gazete Duvar‘da yayımlanmıştır.         Kendi olmaklığımız, kendiliğimiz, aşkın bir gücün eseri (Tanrı vergisi, kader) değil de, kendi hikâyesi içinde kurulagelen bir şeyse; nedir, bu, kendiliğin kurucu hakikati? İnsan, verili bir ilişkiler gerçekliğine (anne-baba/aile dünyasına) doğuyor; giderek, genişleyen çevresi ile hemhal olup kendi olma hikâyesini kuruyorsa; kendiliğin kurucu […]


Bu yazı, 12 Ocak 2018’de, Gazete Duvar‘da yayımlanmıştır.        Tanıl Bora’nın, Mücahit Bilici ile yaptığı ve “İstibdad her zaman riyakârlığı milli bir spor haline getiriyor” başlığı ile Birikim Güncel’de paylaştığı (11 Eylül 2017) söyleşide, ‘ahlak’, daha doğrusu ‘ahlaklı olma’ üzerinde de duruluyor. Bora, kendini dini kültür ve geleneğe emanet ederek ‘rehavet’e kapılan dindarın ahlaken […]


Bu yazı, 18 Ekim 2017’de Birikim Güncel‘de, 24 Ekim 2017’de Gazete Duvar‘da yayımlanmıştır.         Öfke, bir hissediş/ duyumsayıştır, öncelikle. Bir şey olmuş -ya da, olmakta- ve o şey, bize, -bedendeki yansımaları ya da uyandırdığı değişimlerle- öfke yaşatmaktadır. Baldan tatlıysa da bazen; haddi, hududu zorladıkça (ölçüsüzleşip keskinleştikçe) kabına zarar verebilen bir hissediştir -sirke misali. Baldan […]


  Bu yazı, Birikim dergisinin Eylül 2017, 341. sayısında yayımlanmıştır.(*)       Çetin Balanuye’yi, Varlık dergisinin 2013 yılı Ocak sayısında, Spinoza: Bir Hakikat İfadesi1 başlıklı çalışması ile anmıştım. Bir başka felsefi/ siyasi duyarlılık ve eleştiri zeminine yaslanmadan; bilimsel serinkanlılık, yüksüzlük ve sorumlulukla külliyatının içinden geçip ‘bir hakikat ifadesi’ olarak okuduğu Spinoza’yı, akıcı ve anlaşılır olmanın ötesinde […]


Bu yazı, ‘darbe teşebbüsü’nü izleyen hafta içinde yazılmış, 23 Temmuz 2016’da kuyerel.org‘da yayımlanmıştır.           Biraz uzaktan -mesafenin telkin edeceği salimlikle- bakıldığında her aklı başında insanın görebileceği şey o değil mi? Siyasi/ ideolojik kamusu -yaklaşık iki yüz yıldır- kabak gibi ortadan (tam ortadan değilse de) yarılmış, o minvalde iki yakası bir araya gelememiş/ […]


19 Haziran 2017’de, Birikim Güncel‘de yayımlanmıştır.       CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, yalnızca, ADALET! belgisi ile Ankara’dan İstanbul’a doğru yola çıkışına ve -yolculuğun ‘temel talep dışına çıkmamak’ koşuluyla herkese açık olduğunu belirterek- ‘sivil siyasi itiraz’ını eyleme döküşüne ‘sol’dan verilen ‘olumsuz’ tepkiler, bana bir kez daha, çok geniş bir yelpaze dahilinde, irili ufaklı örnekleriyle ‘sol’un […]


Varlık dergisinin Mayıs 2017 tarihli sayısında yayımlanmıştır.     İnsan eliyle hayatın üstüne salınan, yıkıcı bir güç olup hayatlarımız üzerine çullanan şiddeti nasıl tanımlamalı, nasıl ele almalıyız… diye söze başlarken ben, şiddetin ‘nesne’sinin ‘hayat’ olduğunu, esasta, ‘ölümcül’ bir güçten kaynaklandığını zaten teslim etmiş olmuyor muyum? Peki, özü hayata karşı olan o güç, hayata her zaman ‘şiddet’ […]