Archive for the ‘Kitaplaşmamış Yazılarım/ 'Siyaset-Felsefe'’ Category

Bu yazı 23 Mart 2020’de Gazete Duvar‘da yayımlanmıştır.           Dün, Pınar Fidan isimli stand-up sanatçısının Alevilere ilişkin kurduğu mizahın bazı Alevileri (ve Alevi duyarlıklarına sahip çıkma siyaseti güttüğü iddiasında olan bir kısım insanı) suç duyurusunda bulunup rahatsızlıklarını mahkemeye taşıyacak denli incittiğinden bahisle, “Espri/mizah nedir, ne işe yarar?” başlıklı bir yazı yazmış, Freud’un […]


Bu yazı 21 Mart 2020’de Gazete Duvar‘da yayımlanmıştır.           “Güler, gülümser bir şakacı, Güldürür, düşündürür,  Arada-bir durur, gözleri dalar, Neler söyler, neler susar… Yoksa, çok acı bir şakayı Şakadan da olsa, Çok yalın bir karanlığa mı saklar…” (1)  Özdemir Asaf’ın dizeleriyle başladığım bu yazıda, kısaca, nesnesi bilinçdışı olan psikanalizin —dolayısıyla, Sigmund Freud’un— […]


Bu yazı, 20 Şubat 2020’de Gazete Duvar‘da yayımlanmıştır.                Bu ikincisi herhalde, O Ses Türkiye, Kürtlük-Türklük meselesinin mihengi oluyor.  2016’ydı, hatırladığım, Aralık ayı. Dodan adlı (Dodan Özer) bir Kürt genç adam, ‘Türkiye’nin o sesi’ne kendi sesini katmış, lakin, sesi, Kürt olduğunu bile söylemeye yetmemiş, adını söylerken dahi Kürtçeden söz […]


Bu yazı, Birikim dergisinin Ocak-Şubat 2020, 369-370. sayısında yayımlanmıştır.         ‘Sözleşme’, tarafları olan bir edimin adıdır; tarafların —belli bir konuda— karşılıklı olarak birbirine söz verme (taahhütte bulunma, anlaşma) edimleri ile belirledikleri akit ya da kontrattır.1 “Türklük” hattında kurulan “Sözleşme” ise, —görüleceği üzere— karşı karşıya duran tarafların değil; söz konusu hatta yan yana duranların —kökleri […]


Bu yazı, Varlık dergisinin Ocak 2020 sayısında yayımlanmıştır.           Birikim dergisinin Haziran-Temmuz 2019 sayısı, ‘Yaşlılara bir yer var mı?’ başlığı altında kurulan dosyasıyla, artan ortalama yaşam süreleri ile birlikte yaşlı nüfus oranının göreceli yükselişinin toplumsal/iktisadi sonuçlarını, ‘neo-liberal’ kapitalizmin yaşlılara ve yaşlılığa bakışını, gelenekten kopuşla birlikte yaşlıların yaşlılıktaki mağduriyetlerini olduğu kadar, ‘post-truth/trust’, ‘post-human’ yönelişler […]


Bu yazı, Kasım 2019 sayısında Varlık dergisinde yayımlanmıştır.           Gaye Boralıoğlu ve Ümit Kıvanç, haysiyet meselesini ele aldıkları söyleşilerine1, ‘haysiyet’i, bir kavram olarak açmaya çalışarak başlıyorlar. Kıvanç’ın altını çizdiği üzere, üç ana hat üzerinden yol alınacak; kavram olarak ne olduğu irdelendikten sonra, bireyin iç dünyasındaki karşılığı ile birlikte toplumsal/siyasal boyutu sorgulanacaktır, […]


3 Eylül 2019’da Gazete Duvar‘da yayımlanmıştır.       . Abdullah Öcalan’ın avukatları, 7 Ağustos 2019’da Öcalan’la gerçekleştirdikleri görüşmenin notlarını Mezopotamya Ajansı ile paylaştılar. Türkiye’nin kuzey Suriye’ye yönelik müdahale heves ve iştahını, “Türk-Kürt savaşı olarak bir tuzak kurul[ması]”na bağlayan Öcalan’ın, devletin söz konusu tuzağa düşmemesi gerektiğinin, çözümün savaş ve çatışma ile olamayacağının, makul bir devlet aklına […]


24 Nisan 2019’da Gazete Duvar‘da yayımlanmıştır.         Bugün 23 Nisan1, yarın 24. Bugün, ‘Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı gün. Bayram. Yarın, yaklaşık iki yüz İstanbullu Ermeni aydınının tutuklanıp Dahiliye Nazırı Talat Paşa’nın emri ile Ankara yakınlarındaki iki merkeze (Çankırı ve Ayaş’a) doğru ölüm yolculuklarına çıkarıldığı gün. Ve sonrası; tehcir, soykırım, milyonu aşkın Ermeni’nin gömüldüğü […]


  Varlık dergisinin Şubat 2019 sayısında yayımlanmıştır.                ’25 Kasım, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’1 İstanbul yürüyüşü, Brechtçi bir ‘aydınlanma ânı’na vesile olacak şekilde, polis tarafından engellendi. Devlet, ‘eril zihniyet’in örgütlü yapısı, polis onun sopayı tutan eli ise, ‘yürüyüş’ de söz konusu medeniyetin ‘yapı sökümü’ idi.2 Uluorta gülmeleri […]


27 Aralık 2018’de Gazete Duvar‘da yayımlanmıştır.         Zehra Çelenk, birbirini bütünleyen iki güzel yazı yazdı: ‘Neruda, Bertolucci, sanatçı, baba, sevgili, tacizci’ ve ‘Eril tahakküm, büyük sanatçının güçle imtihanı’.1 İlk yazı, “Kadına şiddete hayır!” yürüyüşünün devlet adına şiddeti üstlenmiş polis tarafından engellenmesinden (kadınların gazlanması ve tartaklanmasından) sonra geldi. Çelenk’in daha ilk adımdaki vurgusu […]