Archive for the ‘Kitaplaşmamış Yazılarım/ 'Siyaset-Felsefe'’ Category

  Bu yazı, 2 Kasım 2018’de Birikim Güncel‘de yayımlanmıştır.        Kendi içine göçen, kendi içine çöken bir İmparatorluk. Ötekilerin kayıpları üzerine mürüvvet kuran, giderek iflasın (kendi kayıplarının) telafisini ötekini yok etmekte bulan bir İmparatorluk; ve bakiyesi Cumhuriyet. Ötekine yaşatılmış kaybın acısını hissetmeyen; kaybettirdiklerinin acısını, malını, mülkünü ‘kurucu’ katta tasarruf eden; üstlendiği ve işlediği suçları […]


Bu yazı, 5 Haziran 2018 tarihinde Gazete Duvar‘da yayımlanmıştır.*     “Anti-demokratik/otoritaryen kişilik ve soldaki kıyıcılığın ruhsal çözümlemesi” başlıklı yazımın (Birikim, Nisan 2018, sayı: 348) ilk satırları şöyleydi: “Özgürlük, eşitlik değerleri ile birlikte ‘insan’ı (öncelikle ‘kendi olma’ kaygısıyla) merkezine alması beklenen ‘sol’ adına -hem evrensel, hem de mahalli ölçekte- önemli ve tayin edici olduğuna inandığım için […]


Bu yazı, Birikim dergisinin Mayıs 2018 sayısında yayımlanmıştır.       “Efsaneler elle tutulmaz, gözle görülmez oldukları için efsanedir ve aynı nedenle gizil güçlere sahiptir. Eleştirilemez, eleştirel düşünce böyle bir ortamda yeşeremez, farklılıklara hayat yoktur. Efsaneden yana olan kahraman, karşısında olan haindir.” (1) Nabi Yağcı         Tarihi ‘Türkiye Komünist Partisi’nin (TKP) son genel sekreteri […]


Bu yazı, Varlık dergisinin Mayıs 2018 sayısında yayımlanmıştır.               Bu yazıda, kamusal’ı, sözün ötekine -tüm şahsiliği ile- özgürce açılıp salındığı, eşitlik ve barış talebi ile örülü bir alan olarak tahayyül ve tasavvur eden, anılan alana ‘Kur’an’dan hareketle yolunu çıkarmaya özenen mütedeyyin bir yazarın yolculuğundan bahsetmek; ve dolayısıyla, -‘uhrevi’ olandan ‘dünyevi’ olana […]


  Bu yazı, Nisan 2018’de Birikim dergisinde yayımlanmıştır.            Özgürlük, eşitlik değerleri ile birlikte ‘insan’ı (öncelikle ‘kendi olma’ kaygısıyla) merkezine alması beklenen ‘sol’ adına -hem evrensel, hem de mahalli ölçekte- önemli ve tayin edici olduğuna inandığım için sorgulamak istiyorum: ‘En genel anlamında sol’, neden, kendi içinde ‘düşman’lar bulmaya yatkındır? Ne olmaktadır da, en […]


Bu yazı, 22 Şubat 2018’de Gazete Duvar‘da yayımlanmıştır.          Marc Nichanian, 2009 yılının Şubat ile Haziran ayları arasında İstanbul’da verdiği konferansların Türkçe çevirisinde (1), ‘Okuyucunun Dikkatine’ diye seslenirken şu sorunun altını çizer: “Hakikati olmayan bir suçu affetme imkânı var mıdır?” Kitap boyunca ortaya atılan en çarpıcı soru budur. Zira, ‘Soykırım’ meselesine bakışta […]


  Bu yazı, 7 Şubat 2018’de, Gazete Duvar‘da yayımlanmıştır.         Kendi olmaklığımız, kendiliğimiz, aşkın bir gücün eseri (Tanrı vergisi, kader) değil de, kendi hikâyesi içinde kurulagelen bir şeyse; nedir, bu, kendiliğin kurucu hakikati? İnsan, verili bir ilişkiler gerçekliğine (anne-baba/aile dünyasına) doğuyor; giderek, genişleyen çevresi ile hemhal olup kendi olma hikâyesini kuruyorsa; kendiliğin kurucu […]