Archive for the ‘Kitaplaşmamış Yazılarım/ 'Siyaset-Felsefe'’ Category

Birikim dergisinin Mayıs 2019 tarihli 361. sayısında yayımlanmıştır.               “Walter Benjamin etrafında ‘sol melankoli’yi tartışmak” başlıklı yazıma, Polonyalı yönetmen Pawel Pawlikowski’nin Zimna Wojna (‘Soğuk Savaş’, 2018) ve Ida (2013) filmlerinin bana hatırlattığı ‘insani’ değerleri anarak başlamıştım: İçtenlik, inanç, tutku, tutkuyla bağlanma ve kendini gerçekleştirme. Zimna Wojna’dan çıkmış, Ida’yı anımsamış, ‘sol […]


24 Nisan 2019’da Gazete Duvar‘da yayımlanmıştır.         Bugün 23 Nisan1, yarın 24. Bugün, ‘Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı gün. Bayram. Yarın, yaklaşık iki yüz İstanbullu Ermeni aydınının tutuklanıp Dahiliye Nazırı Talat Paşa’nın emri ile Ankara yakınlarındaki iki merkeze (Çankırı ve Ayaş’a) doğru ölüm yolculuklarına çıkarıldığı gün. Ve sonrası; tehcir, soykırım, milyonu aşkın Ermeni’nin gömüldüğü […]


  Bu yazı, Birikim dergisinin, Şubat-Mart 2019 tarihli 358-359. sayısında yayımlanmıştır.            Benim için, içtenliğin, tutkunun, tutkuyla bağlanmanın, inancın ve kendini gerçekleştirmenin filmi olan Polonyalı yönetmen Pawel Pawlikowski’nin Zimna Wojna’sı (‘Soğuk Savaş’, 2018) ve onun çağrıştırdığı Ida (2013)1, Walter Benjamin’i ve ‘sol melankoli’ meselesini hatırlattı bana. Bu vesileyle, konuyu ele aldığım sıra erişemediğim […]


  Varlık dergisinin Şubat 2019 sayısında yayımlanmıştır.                ’25 Kasım, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’1 İstanbul yürüyüşü, Brechtçi bir ‘aydınlanma ânı’na vesile olacak şekilde, polis tarafından engellendi. Devlet, ‘eril zihniyet’in örgütlü yapısı, polis onun sopayı tutan eli ise, ‘yürüyüş’ de söz konusu medeniyetin ‘yapı sökümü’ idi.2 Uluorta gülmeleri […]


27 Aralık 2018’de Gazete Duvar‘da yayımlanmıştır.         Zehra Çelenk, birbirini bütünleyen iki güzel yazı yazdı: ‘Neruda, Bertolucci, sanatçı, baba, sevgili, tacizci’ ve ‘Eril tahakküm, büyük sanatçının güçle imtihanı’.1 İlk yazı, “Kadına şiddete hayır!” yürüyüşünün devlet adına şiddeti üstlenmiş polis tarafından engellenmesinden (kadınların gazlanması ve tartaklanmasından) sonra geldi. Çelenk’in daha ilk adımdaki vurgusu […]


Birikim Dergi‘nin Aralık 2018, 356. sayısında yayımlanmıştır.         Sabahları denize yürürüm. Sonra da kıyıda. Kıyıya varmadan önce bir süre bahçelerin, camlı balkonların önünden geçer yolum. Erkendir. Ev sakinleri uyanmamıştır. Günden ve geceden kalanlarla hayatın o balkonlardan, bahçelerden nasıl geçip gitmekte olduğunu, ailecek hangi değerlerin etrafında dünyaların döndürüldüğünü düşünürüm. Hikmeti, yaşadığım yerin havasından, […]


  Bu yazı, 2 Kasım 2018’de Birikim Güncel‘de yayımlanmıştır.        Kendi içine göçen, kendi içine çöken bir İmparatorluk. Ötekilerin kayıpları üzerine mürüvvet kuran, giderek iflasın (kendi kayıplarının) telafisini ötekini yok etmekte bulan bir İmparatorluk; ve bakiyesi Cumhuriyet. Ötekine yaşatılmış kaybın acısını hissetmeyen; kaybettirdiklerinin acısını, malını, mülkünü ‘kurucu’ katta tasarruf eden; üstlendiği ve işlediği suçları […]