Archive for the ‘Kitaplaşmamış Yazılarım/ 'Siyaset-Felsefe'’ Category

Bu yazı, Birikim dergisinin Eylül 2019 sayısında (sayı, 365) yayımlanmıştır.             Walter Benjamin’i merkezine alan yazılarımdan ilkinde (“Walter Benjamin etrafında ‘sol melankoli’yi tartışmak”1), öncelikle, Theodor W. Adorno ile münasebetinde Benjamin’i anlamaya çalışmış; o anlayışla, kendi kelamı “sol melankoli” etrafında yürütülen (benim, Jodi Dean, Wendy Brown ve Enzo Traverso’ya atıfla üstlendiğim) tartışmada, […]


3 Eylül 2019’da Gazete Duvar‘da yayımlanmıştır.       . Abdullah Öcalan’ın avukatları, 7 Ağustos 2019’da Öcalan’la gerçekleştirdikleri görüşmenin notlarını Mezopotamya Ajansı ile paylaştılar. Türkiye’nin kuzey Suriye’ye yönelik müdahale heves ve iştahını, “Türk-Kürt savaşı olarak bir tuzak kurul[ması]”na bağlayan Öcalan’ın, devletin söz konusu tuzağa düşmemesi gerektiğinin, çözümün savaş ve çatışma ile olamayacağının, makul bir devlet aklına […]


Birikim dergisinin Mayıs 2019 tarihli 361. sayısında yayımlanmıştır.               “Walter Benjamin etrafında ‘sol melankoli’yi tartışmak” başlıklı yazıma, Polonyalı yönetmen Pawel Pawlikowski’nin Zimna Wojna (‘Soğuk Savaş’, 2018) ve Ida (2013) filmlerinin bana hatırlattığı ‘insani’ değerleri anarak başlamıştım: İçtenlik, inanç, tutku, tutkuyla bağlanma ve kendini gerçekleştirme. Zimna Wojna’dan çıkmış, Ida’yı anımsamış, ‘sol […]


24 Nisan 2019’da Gazete Duvar‘da yayımlanmıştır.         Bugün 23 Nisan1, yarın 24. Bugün, ‘Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı gün. Bayram. Yarın, yaklaşık iki yüz İstanbullu Ermeni aydınının tutuklanıp Dahiliye Nazırı Talat Paşa’nın emri ile Ankara yakınlarındaki iki merkeze (Çankırı ve Ayaş’a) doğru ölüm yolculuklarına çıkarıldığı gün. Ve sonrası; tehcir, soykırım, milyonu aşkın Ermeni’nin gömüldüğü […]


  Bu yazı, Birikim dergisinin, Şubat-Mart 2019 tarihli 358-359. sayısında yayımlanmıştır.            Benim için, içtenliğin, tutkunun, tutkuyla bağlanmanın, inancın ve kendini gerçekleştirmenin filmi olan Polonyalı yönetmen Pawel Pawlikowski’nin Zimna Wojna’sı (‘Soğuk Savaş’, 2018) ve onun çağrıştırdığı Ida (2013)1, Walter Benjamin’i ve ‘sol melankoli’ meselesini hatırlattı bana. Bu vesileyle, konuyu ele aldığım sıra erişemediğim […]


  Varlık dergisinin Şubat 2019 sayısında yayımlanmıştır.                ’25 Kasım, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’1 İstanbul yürüyüşü, Brechtçi bir ‘aydınlanma ânı’na vesile olacak şekilde, polis tarafından engellendi. Devlet, ‘eril zihniyet’in örgütlü yapısı, polis onun sopayı tutan eli ise, ‘yürüyüş’ de söz konusu medeniyetin ‘yapı sökümü’ idi.2 Uluorta gülmeleri […]


27 Aralık 2018’de Gazete Duvar‘da yayımlanmıştır.         Zehra Çelenk, birbirini bütünleyen iki güzel yazı yazdı: ‘Neruda, Bertolucci, sanatçı, baba, sevgili, tacizci’ ve ‘Eril tahakküm, büyük sanatçının güçle imtihanı’.1 İlk yazı, “Kadına şiddete hayır!” yürüyüşünün devlet adına şiddeti üstlenmiş polis tarafından engellenmesinden (kadınların gazlanması ve tartaklanmasından) sonra geldi. Çelenk’in daha ilk adımdaki vurgusu […]