Archive for the ‘Kitaplaşmamış Yazılarım/ 'Siyaset-Felsefe'’ Category

21 Kasım 2021’de Gazete Duvar’da yayımlanmıştır. Şu unutulmamalıdır: Toplumsal insani sorunlarını, barış-demokrasi-eşitlik kabulleri içinde ele alıp halledememiş ulusların —kendi tecrübelerimizle de sabit— gelecek kuşaklarına müreffeh bir hayat vaat edebilmeleri, hangi zaferin peşinde koşarlarsa koşsunlar, geleceğe yenik düşmemeleri mümkün değildir. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kısa bir video kaydıyla, Cumhuriyet tarihi boyunca mağdur edilmiş kişi ve […]


29 Ekim 2021’de Gazete Duvar’da yayımlanmıştır. Sizi tanıyarak başlayalım. Okurlarımıza kendinizi nasıl tanıtmak istersiniz? Tanıtmak istediğiniz kitabım, ‘birey’i mesele edinen ve onu sorunsallaştırdığı zeminde —nihayetinde— ‘solun melankolisi’ne de yorum getiren bir metin olduğu ve bütün bunları ‘psikanalitik duyarlık’la yapmaya özendiği için, özellikle vurgulamalıyım, ben bir psikanalistim. 1980’de İ. Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun oldum (yani, […]


Birikim dergisi, Eylül 2021, sayı 389’da yayımlanmıştır. Ben bu yazıda, Serhat Celâl Birdal’ın 1960-1980 arası Türkiye “sol hareketi”ni, “arzu, ideoloji, politika” bağlamında ele alışını —dolayısıyla, arzu politikası anlayışını—, yaslandığı kuramsal dayanaklar üzerinden açmakla birlikte, Marksist sol siyasi mücadeleye ilişkin tahayyül, tasavvur ve eleştirel kaygılarımız dahilinde sorgulamak istiyorum.1  GİRİŞ Birdal’ı, Bir Başka Devrim/ ‘Türkiye Sol Hareketinde […]


Bu yazı, 6 Mayıs 2021’de bianet.org’da (“Geçmişle hesaplaşma ve kimliksel hassasiyetler” başlığıyla) yayımlanmıştır. “Tarihçinin görevi iktidarda bulunanları, bulunmuş olanları ya da herhangi bir ideolojiyi haklı göstermek değil, geçmişte susturulan kurbanları da kapsayan gerçekleri gün ışığına çıkarmaktır. Bu anlamda en önemli etik, insan haklarını ölçü almaktır”. Filiz Gazi, Taner Akçam’la Gazete Duvar adına yaptığı söyleşiyi, “Taner […]


Bu yazı, Ayrıntı dergisinin Kış 2020/ 36. sayısında yayımlanmıştır. Hannah Arendt, (bizde iki ayrı kitap olarak, ’Antisemitizm1 ve ‘Emperyalizm’2 alt başlıkları ile yayımlanan) Totalitarizmin Kaynakları isimli çalışmasına, “önsözler” sonrasına yerleştirdiği Roger Martin Du Gard alıntısı (epigrafı) ile yol verir: “Bu yüzyıl Devrimle başlayıp, Dreyfus Davası ile kapanan dikkate değer bir yüzyıldır! Ama belki de çöplüğe […]


Birikim dergisinin Haziran-Temmuz, 374-375. sayısında yayımlanmıştır.           “A. Adnan Adıvar/ Dünyayı Düzeltmek”1, Tuncay Birkan’ın derleyip yayıma hazırladığı kitaplardan oluşacak “İzler” dizisinin ilk örneği. Kitabın tanıtım nitelikli giriş yazısında, Birkan, yüz yılını devirmeye az kalmış Cumhuriyet’in mirasını yeterince tanımıyor olmaklığımızdan; siyasal, ekonomik, ideolojik, kültürel, düşünsel, vb. açılımlarıyla birçok metin üretilmişse de o birikime […]


Bu yazı, Birikim dergisinin Mayıs 2020 sayısında yayımlanmıştır.       Devletin bize de korona salgınının değdiğini kabullendiği ilk “covid-19” olgu paylaşımından (11 Mart 2020) bir hafta sonrasıydı sanırım, Gazete Duvar’dan Mühdan Sağlam, evlerine kapanmış New-Yorklulardan (Türkiyeli) genç bir psikolog hanımla konuşuyordu. Salgın dolayısıyla Manhattan, 5. Cadde, vs. in cin top oynarken o da evinde bir başına, […]


Bu yazı, Gazete Duvar‘da, 11 Mart 2020’de yayımlandı. Epey geride kalan bir yazı ama içeriği (“devlete bakış/devlet karşısında nerede durduğumuz”) bakımından bugün için de anlamlı kanımca.                  Selahattin Demirtaş, Yeni Yaşam gazetesine gönderdiği son yazısına, “Ele geçirmelik devlet” başlığını uygun görmüştü. ’15 Temmuz (“Allah’ın lütfu”) darbe girişimi’ münasebetiyle Cemaat’in […]


26 Mart 2020’de Gazete Duvar‘da yayımlanmıştır.           Korona günleri, tırmanan vaka ve ölü sayısıyla dünyanın dörtbir yanında bir bilinmeze doğru akıp giderken bazı şeyleri yeniden düşünmemize de vesile oluyor.  Mevzu virütik bir salgın olduğunda kamu sağlığı ile ilgili düzenlemelerin yapılması ve önlemler alınması, giderek kamusal yaşantıya ilişkin kısıtlar getirilmesi kaçınılmaz. Bu ise, […]


Bu yazı 18 Mart 2020’de Gazete Duvar‘da yayımlanmıştır.           “Facebook”, elimize geçeni, dilimizden düşeni savurduğumuz doludizgin akan bir nehir. Denk geldiğinizi bir daha denk getirmenizi, denkleştirilenler arasında seçici olmanızı epey zora sokan bir akış. Bir bakıma, akıp giden hayata verdiğimiz tepkilerin kendimiz için de tuttuğumuz kayıtları ise onlar, niye daha kamusal bir […]