Archive for the ‘Kitaplaşmamış Yazılarım/ 'Siyaset-Felsefe'’ Category

  Bu yazı, Birikim dergisinin, Şubat-Mart 2019 tarihli 358-359. sayısında yayımlanmıştır.            Benim için, içtenliğin, tutkunun, tutkuyla bağlanmanın, inancın ve kendini gerçekleştirmenin filmi olan Polonyalı yönetmen Pawel Pawlikowski’nin Zimna Wojna’sı (‘Soğuk Savaş’, 2018) ve onun çağrıştırdığı Ida (2013)1, Walter Benjamin’i ve ‘sol melankoli’ meselesini hatırlattı bana. Bu vesileyle, konuyu ele aldığım sıra erişemediğim […]


  Varlık dergisinin Şubat 2019 sayısında yayımlanmıştır.                ’25 Kasım, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’1 İstanbul yürüyüşü, Brechtçi bir ‘aydınlanma ânı’na vesile olacak şekilde, polis tarafından engellendi. Devlet, ‘eril zihniyet’in örgütlü yapısı, polis onun sopayı tutan eli ise, ‘yürüyüş’ de söz konusu medeniyetin ‘yapı sökümü’ idi.2 Uluorta gülmeleri […]


27 Aralık 2018’de Gazete Duvar‘da yayımlanmıştır.         Zehra Çelenk, birbirini bütünleyen iki güzel yazı yazdı: ‘Neruda, Bertolucci, sanatçı, baba, sevgili, tacizci’ ve ‘Eril tahakküm, büyük sanatçının güçle imtihanı’.1 İlk yazı, “Kadına şiddete hayır!” yürüyüşünün devlet adına şiddeti üstlenmiş polis tarafından engellenmesinden (kadınların gazlanması ve tartaklanmasından) sonra geldi. Çelenk’in daha ilk adımdaki vurgusu […]


Birikim Dergi‘nin Aralık 2018, 356. sayısında yayımlanmıştır.         Sabahları denize yürürüm. Sonra da kıyıda. Kıyıya varmadan önce bir süre bahçelerin, camlı balkonların önünden geçer yolum. Erkendir. Ev sakinleri uyanmamıştır. Günden ve geceden kalanlarla hayatın o balkonlardan, bahçelerden nasıl geçip gitmekte olduğunu, ailecek hangi değerlerin etrafında dünyaların döndürüldüğünü düşünürüm. Hikmeti, yaşadığım yerin havasından, […]


  Bu yazı, 2 Kasım 2018’de Birikim Güncel‘de yayımlanmıştır.        Kendi içine göçen, kendi içine çöken bir İmparatorluk. Ötekilerin kayıpları üzerine mürüvvet kuran, giderek iflasın (kendi kayıplarının) telafisini ötekini yok etmekte bulan bir İmparatorluk; ve bakiyesi Cumhuriyet. Ötekine yaşatılmış kaybın acısını hissetmeyen; kaybettirdiklerinin acısını, malını, mülkünü ‘kurucu’ katta tasarruf eden; üstlendiği ve işlediği suçları […]


Bu yazı, 5 Haziran 2018 tarihinde Gazete Duvar‘da yayımlanmıştır.*     “Anti-demokratik/otoritaryen kişilik ve soldaki kıyıcılığın ruhsal çözümlemesi” başlıklı yazımın (Birikim, Nisan 2018, sayı: 348) ilk satırları şöyleydi: “Özgürlük, eşitlik değerleri ile birlikte ‘insan’ı (öncelikle ‘kendi olma’ kaygısıyla) merkezine alması beklenen ‘sol’ adına -hem evrensel, hem de mahalli ölçekte- önemli ve tayin edici olduğuna inandığım için […]


Bu yazı, Birikim dergisinin Mayıs 2018 sayısında yayımlanmıştır.       “Efsaneler elle tutulmaz, gözle görülmez oldukları için efsanedir ve aynı nedenle gizil güçlere sahiptir. Eleştirilemez, eleştirel düşünce böyle bir ortamda yeşeremez, farklılıklara hayat yoktur. Efsaneden yana olan kahraman, karşısında olan haindir.” (1) Nabi Yağcı         Tarihi ‘Türkiye Komünist Partisi’nin (TKP) son genel sekreteri […]