Seçimin Eşiğinde ‘Sosyalist’ Duruş

11Haz11

 

 

 

 

 

 

Bir ‘sosyalist’ olarak ne istiyorum? ‘Barış, özgürlük, demokrasi ve eşitlik’. Benimle birlikte bütün bunları isteyenlerin, ‘içtenlikli’ ve bir o kadar ‘gerçekçi’ olmasını da istiyorum. Öyleyse?

 

Bir toplumun emek gücünün (temel, üretici gücün) yarattığı değere, yine o toplumda, bir başka kesimin/sınıfın el koyduğu hayatın eşitlikçi olamayacağının farkındayım. Böylesi bir anlayışın hükümranlığında (‘ideolojik hegemonyası’ altında), birbirimizle (her kesim ve düzlemde birer insan olarak birbirimiz) ve doğa ile ilişkimizde eşitlikçi kalamayacağımızın bilincindeyim. Öyleyse, ‘anti-kapitalist’ çizgide olmalı eşitlik talebimiz. Peki, nasıl gerçekçi ve içtenlikli olacağız bu talebimizde? Anti-kapitalist tavrı bir ‘temel duyarlık’ olarak belirleyerek: Her koşul ve fırsatta, anti-kapitalist karşı ideolojiyi mutlaklaştırmadan, ulvileştirip (karşıtlığı haklılaştırma tatmini ile) hayatın kıyısına çekilmeden. Her daim, söz konusu duyarlıkla, kamunun hayata müdahil olmasına özenerek, özencimizi örgütleyerek.

 

Evet, demokrasi de istiyorum: Birçok talebimin (ilk adımda) ‘burjuva-demokratik’ ölçüleri içinde talepler olduğunun farkındalığı ile. Her türden farklılığı bir arada yaşatacak özgürlükleri güvencelendiren (yalnızca bir ‘zenginlik’ hüsnü kabulü ile değil, anayasa ve ilgili yasaları ile güvence altına alınmış) bir demokrasi. Lakin, tümden ‘devletin sönümleneceği’, (nihai anlamda, bireysel boyuta uzanan) ‘varoluşsal özerkliğin’ esas ve belirleyici olduğu bir demokrasi ufkundan da vazgeçmeden. ‘Doğrudan’ demokrasi umudunu her dem diri tutarak.

 

Peşrev kısmı tamamsa: Böylesi bir eşitlik kaygısı, demokrasi ve özgürlükler talebi, ‘barışsız’ olabilir mi? Bugün bu coğrafyada barışın önündeki en temel engel ‘Kürt sorunu’ ise, bu sorunun fiili varlığı ile birlikte, barış, içtenlikle ve gerçekçi bir şekilde özlenebilir mi? Bu yazının ebesi olan soru ise şu: Burjuva-demokratik ölçülerin berisinde mevzilenmiş, ‘açık baskı aygıtlarını’ (Althusser’i hatırlayalım) kullanan devletin karşısında dahi olsa, Kürt sorununu, bir ‘karşı şiddet’ hattında kalarak (ve giderek onu kutsayıp mutlaklaştırarak –ebedileştirerek) barışçı çözüm zeminine aktarabilmemiz (barışı sağlayabilmemiz) mümkün mü?

 

Soruyu şöyle sorayım: Kürt sorununun, devletin tarihsel baskın yaklaşımı (‘kurucu ideoloji’ de dediğimiz şey) uyarınca yaşanan bir sorun (ve o anlamda bir ‘Türk sorunu’) olduğunun yaygın kabul gördüğü (en azından adı konulmamış bir ‘mağduriyet/meşruiyet’ takdirinin teslim edildiği ve her kesimden insanın dökülen kandan yana tahammülsüz olduğu), Kürt halkının temel hak ve özgürlüklerine (ve kendi kaderi ile ilgili olası siyasi yönelimlerine) inkâr/imha değil, idrak ihtiyacı ile yaklaşma noktasına gelinen şu evrede, Kürt Siyasi (Özgürlük) Hareketi’nin, ‘silahlı direniş eksenli’ bir hareket olarak başatlığı kabul edilebilir mi? Kürt toplumunun demokratik geleceği, siyasal bilinçsel kuruluşu ve özerk varoluşsallığı açısından ‘şiddet’ hattında kalan bir siyasi mücadelenin –artık- geçerli ve makul olduğu söylenebilir mi?

 

Ve, kaçınılmaz, seçim sath-ı mailine geliyorum: Ben, seçimlerde, ‘Emek, Demokrasi ve Özgürlük’ bloğunun bağımsız adaylarını destekliyorum. Zamanında, nasıl, Türkiye demokrasi ve barış mücadelesinde BDP’ye katılmanın yapıcı önemini takdir etmişsem, aynı takdirle, bugün, söz konusu bloğu destekliyorum. Eleştirel bir mesafede durarak. Bloğun, kendisine katılanlarla birlikte, alacağı desteğin, Türkiye barış, demokrasi ve özgürlükler mücadelesine omuz verişin ifadesi olduğunu Kürt siyasi hareketinin de takdir edeceği günlere bizi yaklaştırmasını umut ederek. Mücadelenin kendisinin de barışçıl, devletin diline yenik düşmeyecek sivil siyasi bir erginliğe erişmesine katkısı olacağı umudu ile. Kürt siyasi hareketinin, karşı-şiddeti bir mücadele aracı olarak gözden çıkarabileceği, sivil eksende kurulmuş bir harekete evrilmesine katkıda bulunmasını umarak. Kürt halkının demokratik varoluşunun güncel teminatının halkın sivil-demokratik direnişinde içerilmiş olacağı umudunu besleyerek.  

 

Reklamlar


No Responses Yet to “Seçimin Eşiğinde ‘Sosyalist’ Duruş”

  1. Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: